Blog nedir? . . . Kendine blog oluştur ;)
info |

AKDENİZZZ

GİTARCININ AŞKI...

Sabah erkenden gitarını alıp evden çıktı.posta kutusu boştu yine.yoo,hayır..beyaz birşeyler vardı.kalbi hızla çarparken,kutuyu açıverdi.elektrik faturası gelmişti..hemde her zamankinden "hoş" bir miktarda...
yokluk
dışarısı ne soğuk ne de sıcaktı..kapalı bir hawaydı..yağmur yağmaması için dua etti..karşıya geçmek için trafik lambalarının yanında durdu..önünden son surat geçen araba bütün çamuru sıçratmıştı..en sewdiği siyah pardesüsü de batmıştı..karşıya geçti.karnı açtı.her pazar sabahı uğradığı cafeye gittii. "tadilat sebebiyle kapalıyız" yazısıını okurken gülümsedi.sonra bi yerlerden bişi yerim diyerek yürümeye dewam etti.derken yanından geçen bir grup çocuk ona çartı we yere yığıldı.ayağa kalkerken cebindeki bozuklukların düştüğünü farketti.her biri ayrı bir yöne yuwarlanıyor,çatlaklardan deliklerden düşüp kayboluyordu.parası da gitmişti..sadece gitarı kalmıştı elinde..yemek yiyecek eve gidecek parası kalmamıştı,yorgundu...
parkın mesajı
mektup yazmayan,arayıp sormayan,çok sevdiği o kızla bir zamanlar gittikleri parkı hatırladı.orada küçük çocuklar bileklik,kolye gibi hediyelik eşya satarlardı.müzisyenler mahatretlerini gösterir,para kazanır,kızlara hava atarlardı.parktaki o eski neşe kalmamıştı..yolun kenarına geçti.elindeki gitar çantasını yere koydu.gitarını çıkarıp o "en" hüzünlü parçayı çaldı..sonra,o kıza bestelediği parçayı..ve bir başkasını..çaldı..çaldı..kulağına gelen takırtı sesleriyle kafasını kaldırdı.gitar çantasına para dolmaya başlamıştı.sonra neşeli bir parça çaldı.para geldikçe şarkılar daha bir hareketli,daha bir neşeli oluyordu.güneş batmaya başlamıştı..ileri de zabıtalar gözüktü.daha fazla kalamazdı orada.gitarı çantaya koydu ve kalktı.yemek yiyecek,eve gidecek parası vardı artık..derken yağmur başladı..eve daha çok var diye geçirdi içinden.ne zordu hayat!yağmurda yürümeyi severdi ama yalnız değil.yalnızken daha biir ağır geliyordu sanki yağmur..daha soğuk..eve vardığında kuşu öterek karşılamadı onu.sessizlik dolu ev o an onu ürpertti.kafesin yanına gittiğinde kuşu kafesin tabanında yatıyordu. "ölüm" dedi.."süprizleri seviyor"..ıslak giysilerini çıkardı..kuşu gibi ölecekti o da,bu sefil hayatta!
çantadan çıkan kağıt
kalan bozuklukları almak iin gitar çantasını açtı.arada beyaz bir kağıt gördü.açar açmaz yazı tanıdık geldi.o beyaaz ellerin yazdığı notu okurken önce heyecanlandı sonra üzüldü..notta;
demek hala bizim parçamızı çalıyorsun yine çok hüzünlü bir şekilde..beraber aldığımız kuşları hatırlıyor musun?bendeki bu sabah öldü.ayrılığa dayanamadı herhalde.ama,biz insanız dayanabilirz,değilmi? yarın sabah gidiyorum bu şehirden.kendine iyi bak,hoşçakal!!
anladı o an işlediği hatayı..ne kadar bencil olmuştu bu zamana kadar..o bu şehirdeydi ve hiç aramamıştı,o arar diye..şimdi aynı şehirde bile olamayacaklardı.gün batışını aynı anda izleyemeyecekler,aynı havayı solumayacaklardı.ama o da affedemezdi ki..yoksa affeder miydi??dal rüzgarı affeder ama kırılmıştır bir kere diye içinden geçirdi.sonra kapı çaldı..ne de çok istedi kapıyı çalanın o olmasını..bu nedenle de açmadı kapıyı ..o umudu hep içinde taşımak istedi..ve sonra uykuyaa dadı..bir daha uyanmamak üzere...